« Geri Dön

Kuzguncuk Ahmet Fethi Paşa (Mocan) Yalısı

Yalının ilk banisinin Kanuni?nin kızı Mihrimah Sultan?ın torunıuyla evli bir Şeyhülislam tarafından yapıldığı rivayet edilmekle birlikte , yapım tarihi ve şeyhülislamın ismi bilinmemektedir. Bilinen ; Ahmet Fethi Paşa?ya İsmet bey adında aileden bir zat tarafından yapıldığıdır. Yalının envanterlere geçen planı XVIII. yy sonlarında Ahmet Fethi Paşa tarafından yaptırıldığı şekildedir.

Yalı ; 1800 m2 arsa içinde , toplam 650 m2 kullanım alanlı olarak inşa edilmiştir. 20 oda , 7 hol , 6 sofa , 3 ofis , 2 mutfak , 1 hamam , 3 banyo , 1 taşlık , 1 helası bulunmaktadır. Uzun yıllar pembe renge boyandığı için pembe yalı olarak da bilinmektedir.
Yalıya adını veren Ahmet Fethi Paşa , babası Hafız Ahmet Ağa Rodos?lu olduğu için Rodosizade , Sultan Abdülmecit?in kızkardeşi Atiye Sultan ile evlendiği için de Damat Ahmet Fethi Paşa olarak da bilinmektedir. Çeşitli devlet kademelerinde bulunmuş olan Ahmet Fethi Paşa en üst düzey görev olarak Tophane Müşirliği görevinde bulunmuştur. Paşa Aya İrine?de ilk Türk müzesini kuran devlet adamı olarak da bilinir.

Ahmet Fethi Paşa Pembe Yalı olarak da ismi geçen Kuzguncuk?taki yalısını zevkle döşemiş, zaman zaman da onarmıştır. Avrupa?da çeşitli görevlerde bulunan paşa yalıyı en nadide eserlerle süslemiştir. Bunda öylesine dikkat çekmiş ki Sultan Abdülmecit Dolmabahçe Sarayı?nın döşenmesini de ona bırakmıştır. Bu yüzden sarayda ismi Bezirgân Paşa?ya çıkmıştır. Pembe Yalı paşanın İstanbul?da kurdurduğu billur camlarla, çeşmibülbüllerle süslenmiştir. Atiye Sultan ile geçen on yıllık evliliğinden sonra sultan ölünce paşa Atiye Sultan?ın kasrını terk ederek tekrar yalıya taşınmış ve öldüğü 1854 yılına kadar bu yalıda yaşamıştır. Paşa?nın öldüğü gün yalıda yaşayan kalfalar, hizmetkârlar ?Ah efendimiz, bunları ne kadar severdi. O gitti. Ondan sonra bunları görecek göz kimde var?? diyerek yalıda ne kadar sanat eseri ve ne kadar çeşmibülbül varsa denize atmışlardır.
Ahmet Fethi Paşa Yalısı mimari yönden incelendiğinde harem ve selamlık olmak üzere iki ayrı bölümden meydana geldiği görülür. Yalı taş temeller üzerine yer yer tuğlaların da kullanıldığı ahşap bir mimariye sahiptir. Ahmet Fethi Paşa yalının orijinalliğini bozmadan onarmıştır. Yalının cephe görünümü ve planı tipik bir Osmanlı sivil mimarisini yansıtmaktadır. İki katlı, on altı odalı ve çok büyük iki salondan meydana gelen yalının üst katı Beylerbeyi?ndeki Hasip Paşa Yalısında olduğu gibi hiçbir sütuna dayanmadan duvarlar üzerine oturtulmuştur. Üst kattaki iki uç ve ortadaki dörder büyük eli böğründe ile dışarıya taşırılmış ve böylece hareketli bir cephe görünümü sağlanmıştır.

Yalıda karnıyarık plan tipi uygulanmıştır. Buradaki salonların uçları denize ve koruya doğru yönelmemiş, sofalar kıyıya paralel yerleştirilmiştir. Biri büyük, diğeri küçük iki sofa uzunlamasına uç uca yerleştirilmiştir. Her ikisinin de deniz ve kara tarafına değişik büyüklükte odalar yerleştirilmiştir. Büyük sofanın Kuzguncuk İskelesine yönelik dar yüzüne merdiven oturtulmuştur. Bu yalıdaki en büyük özellik sofalarda içe dönük bir sistemin uygulanmış oluşudur. Bunun da nedeni kalabalık olan ailenin bir arada oturabilmelerini sağlamaktır. Bunda, Fethi Paşa?nın Avrupai düşüncede sosyal yaşamının da ileri düzeyde olmasının büyük payı vardır.
Yalının bahçesi selsebillerle süslenmiş olup, iki kademelidir. Yalının havuzu Roma?daki Barberini Sarayı?ndaki havuzun bir benzeri olduğu söylenmektedir. Yalının bahçesinde bulunan Arif Hikmet Bey?in babası İsmet İbrahim?e hayrat olarak yaptırdığı mermer çeşmeye ait bir kitabe bulunmaktadır. Bu çeşme kitabesi yalının karşısında yamaç duvarından buraya getirilmiştir.
Yalının Üsküdar tarafındaki harem dairesi ile uşak odaları 1922 veya 1923 yılında yanmıştır. Günümüze gelen bölüm yangından zarar görmemiş, 1927?1928 yıllarında onarılmıştır. Paşa?nın ölümünden sonra damadı İngiliz Sait Paşa?nın torunu olan avukat ve eski Demokrat Parti milletvekili Şevket Mocan?ın mülkiyetine geçmiştir. Şevket Mocan yalıyı pembe renge boyatmıştır. Şevket Mocan?ın ölümünden sonra yalının kuzey bölümü ikinci eşinden olan kızı Rüya Mocan?a, güney bölümü de ilk eşinden olan kızı Ayşe Şemsa?ya kalmıştır.
Yalı 1990 yılında İsmail Yalçın isimli bir kişiye satılmış ve 1973 yılında Y. Mimar Sinan Genim tarafından restorasyonu yapılan yalı iyi bir durumda günümüze kadar gelebilmiştir. Yalının arkasındaki çam, çınar ve köknar ağaçlarının çoğunluğunu oluşturduğu koru belediye tarafından kamulaştırılmıştır. 


Kategori: Boğaziçi Yalıları Okunma: 3298 Tarih: 07 Temmuz 2012 / Cumartesi Yazar: Ulvi Özcan


s