« Geri Dön

KOVİD 19 VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ



Yurdumuzda veya Dünya’da yaşayan tüm insanlar olarak hayatımıza son hızla devam ederken uzaklardan ; Çin’in Vuhan kentinden gelen haberler yavaş yavaş hepimizin dikkatini çekmeye başlamıştı. Koronavirüs adını ilk duyduğumuz tarihler 2019 Aralık sonlarıyken ; ilk duyduğumuz ölüm haberi 11 Ocak 2020’ydi. 

Gelen haberlerde hastalık önce zatürre veya diğer gribal enfeksiyonlarla karıştırıldı, sonrasında ise başka bir virüs olduğu ortaya çıktı ; Koronavirüs olarak duyuruldu dünyaya … 

Koronavirüs aslında hastalığın adı değil türüydü ve hayvanlardan insana bulaşan hastalık anlamına geliyordu aynı SARS, MERS  bunu da tüm dünya yeni öğreniyordu. Şimdi muhatap olduğumuz virüse Kovid-19 adı verildi ve yarasalardan insana bulaştığı iddia edildi. 

Ama bu hastalık başka bir şeydi hiç görmediğimiz, hiç tanımadığımız bir şekilde bulaşıyor ; insanları hasta ediyor ve öldürüyor. 

Belirtileri yüksek ateş, kuru öksürük ve ilerleyen safhalarında ise ciddi nefes darlığı … Hastalık yeni olmasına rağmen bilim insanları vak’a ve ölümlerden istatistikler çıkarmaya başlayıp ; aksiyon almaya çalıştılar/çalışıyorlar … Önce sosyal mesafe denen bir insanın diğer bir insana en az 1 metre mesafede olması gerekliliği belirtildi, sonrasında bu hastalığın ağız, burun ve gözden bulaştığı tesbit edilerek el yıkamanın ve elleri yüze götürmemenin önemi vurgulandı. 

Türkiye’nin hastalık ile tanışması Mart ayını buldu. İlk duyduğumuzda dikkatli davranmamız gerektiği konusunda bir şeyler konuştuk ama 16 Mart 2020’de görüştüğüm Beyoğlu’nda ofisi olan yakın arkadaşım Akın Uzunoğlu : ‘’Buralarda çok yabancı geziyor ve ofise uğruyor, endişe ediyoruz ; bugün ofisi kapattık …’’ dediğinde de bugünkü gibi anlamlandıramamıştım ilk an. Ama 2 gün sonra ofise 11.00’de gelip, 16.00’da çıkma kararı aldık, 1 gün sonra da ofisi kapatma kararı aldık… 

Her geçen gün tablo ağırlaşıyor; bilimin, maddi imkanların, teknolojinin ne kadar yetersiz olduğunu hep beraber görüyoruz. Çünkü bu salgın çok demokratik ; zengin, fakir ve coğrafya ayırmıyor. Sadece çocuklara torpil geçiyor, yaşlılara ve kronik hastalığı bulunanlara ‘’dikkat etmezsen perde son’’ ihtarında bulunuyor.

Geldiğimiz gün itibarıyla dünyada vaka sayısı 471.783, ölüm sayısı 21.306 ve salgınla 175 ülke mücadele ediyor. Ülkemizde de vaka sayısı 2.433, ölüm sayısı 59. Ülkemizde bu sayı test yapılan insanlar için geçerli olup, yazıyı yazdığım tarih 26 Mart 2020. 
 
Bu hastalık yayıldıktan sonra kendi adıma bir muhasebe yapma gereği hissettim. Aslında dünyayı yöneten kudret sahibi, varlık sahibi insanlar bunu yapmalı diyeceksiniz belki ama hayır ben kendi adıma yapıyorum bu muhasebeyi ve herkesin de kendi adına yapması gerektiğini düşünüyorum. Bu muhasebeyi yaparken yaşamın bizim elimizde olmayacak kadar kısa olabileceğini, insanın yaşadığı sürece ‘’paradan başka katma değerler üretmesi gerektiğini’’ ; çevreye, kendi dışındaki insan ve olaylara daha duyarlı olması gerektiğini, bu olayı bir milad kabul edip bundan sonra ‘’örgütlü toplumun’’ daha gelişeceğini ve bunun bir parçası olmak gerektiğini düşünür oldum. 

Bu olayla birlikte bazı atasözleri ve darbı meseller de birden aklıma geldi. 
''Bir musibet bin nasihatten iyidir, Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi/olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi, Beyaz adam paranın yenmeyecek bir şey olduğunu bir gün anlayacaksın, Gururlanma padişahım senden büyük Allah var, Kula bela gelmez hak yazmadıkça/hak bela vermezmiş kul azmadıkça …'' bunlardan bazıları.

Umarım bu musibetten kurtulduğumuzda insanoğlu şapkasını önüne koyup bambaşka bir dünyayı beraber inşa etme derdine düşer. Bu olayı umarım ucuz atlatırız ama hayat da kolay olmayacak bundan sonrası. Yeni ekonomik modelde daha az paranın var olduğu bir ortamda hayatımız da biraz daha zor olacak gibi geliyor bana. Ama rahmetli Çetin Altan’ın dediği gibi ‘’Enseyi Karartmak Yok …’’

Satırlarıma Beattles’in efsane solisti John Lennon’un unutulmaz bir sözü ile sonlamak istiyorum … ‘’Hayat ; siz geleceğe dair planlar yaparken başınıza gelenlerdir…’’

Sağlıkla kalın, hoşça kalın ; güzel günlerde görüşelim …


Kategori: Ayda Bir (Köşe Yazısı) Okunma: 530 Tarih: 26 Mart 2020 / Perşembe Yazar: Ulvi Özcan


s