« Geri Dön

KONUT KREDİ ORANLARI SÜREKLİ DÜŞÜYOR ; EMLAK PİYASASI CANLANACAK MI ?



Konut kredilerinin oranları bugünlerde bir devlet bankasında 100 ay vadeli 0,98 oranına düştü, sonra aynı oran 60 ay vadeyle başka bir banka pozisyonunu açıkladı. Oranların bu seviyelere gelmesi ile birlikte tapu harçlarının da düşmesi emlak sektöründe iş olacağı beklentilerini arttırdı. Birçok meslektaşımız bu ekonomik tedbirler ile birlikte iş olma olasılığının arttığını düşünür oldular, umarım bekledikleri gibi olur …

Ülkede gerçek üretimin, tarımın, ihracatın iyi olması durumunda kazancın nihai adresi şüphesiz ki emlak yatırımıdır. 
Bir yerde emlak yatırımı ‘’kazancın sigortası’’ gibi algılanır kendimi bildim bileli … 

İnsanlar işlerinde kazanacaklar ki ; evini satsın, üzerine biraz daha ekleyerek, biraz da borçlansın daha iyi bir ev alabilsinler. Niye yaşıyoruz ki ; bugünümüz, dünümüzden daha iyi olsun diye değil mi ? Tüm bunları tam seçim arifesinde ‘’siyaset olsun’’ diye yazmıyorum. Kendi adıma ve sektörde görüştüğümüz çoğu meslektaşımızın adına söyleyebilirim ki ‘’İKİ SENEDİR EMLAK SEKTÖRÜNDE İŞ’LER İYİ GİTMİYOR …’’ 

Mortgage ile ilgili düzenlemelerin yapılması ile birlikte konut almayan isteyen pekçok kişi ya 10 TL. parasıyla 100 TL. borçlanmaya girdi, ya da her ne iş yaparsa yapsın para kazanan pekçok işadamı ya müteahhit oldu, ya emlak geliştirmeci, al satçı oldu … 

Her zaman konuyu daha iyi anlatabilmek için kullandığım bir örnek vardır. Bizim işimiz, emlak yatırımı ; sütün kaymağı gibidir. İnsanlar başka işlerde para kazanır, yaşamlarının temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra kazançlarının kalanıyla yapacakları en akılcı yatırım emlak yatırımıdır. Ancak son yıllarda böyle olmadı. Herkes konut üreticisi, emlak geliştirmeci, al-satçı oldu … Sonuç satılamayan evler, düşen tapu harçları, birinci el satışları destekleyecek ekonomik tedbirler… 

Belki yatırımcıyı korumak açısından konuşulan, gündemde olan bu tedbirler doğru olabilir. Ama şart olan şu’dur ; yeni inşaat yapacakların izinlerini çok zorlaştırmak gerekli. Ayrıca mevcut satın alma endeksi ile konut alamayan yine alamıyor. Evi olan 3.evini, 33.evini alıyor ; rant değeri olduğunu düşündüğü için alıyor. Borç harç ev alan da kendi işlerindeki istikrara göre ya zor ödüyor, ya da ödeyemiyor.

Geçenlerde görüştüğümüz bir varlık yönetimi şirketinin üst düzey yöneticisi bir müşterim : ‘’Ulvi bey bankalardan % 10-15 oranlarıyla şüpheli alacaklarını devir alıyoruz. Düşünün piyasadaki nakit akışındaki sorunu …’’ dedi.

Dövizdeki hareketlilik, siyasi gerginlik, vb. etkenler de yukarıda arz etmeye çalıştığım durumlara eklenince başta kredi oranlarının düşmesi olmak üzere diğer ekonomik tedbirlerin ne kadar fayda sağlayacağından emin değilim, hep birlikte göreceğiz. Fayda getirmesi başta kendi işlerimiz, meslektaşlarımızın işlerinin iyileşmesi olmak üzere tüm piyasa açısından tüm kalbimle isterim ama reel piyasada üretimin, ihracatın olmadığı ; rekabetçi bir reel piyasaya ulaşamadığımız takdirde sadece sivrisinek öldürüyoruz, bataklık hâlâ duruyor gibi geliyor bana …  


Kategori: Emlak Piyasasından Okunma: 70 Tarih: 11 Mayıs 2018 / Cuma Yazar: Ulvi Özcan


s