« Geri Dön

İto Seçimlerinin Ardından


5174 sayılı Tobb Yasası gereği belli zaman diliminde (dört yılda bir) yapılması gereken İstanbul Ticaret Odası Organ Seçimleri dün (22 Mayıs 2013 tarihinde) Seyrantepe Türk Telekom Arena Stadyumu?nda yapıldı. Yaklaşık 35.000 kişinin oy kullandığı seçimlerde bizi ilgilendiren sandık Gayrimenkul Hizmetleri (Emlak Sektörü) sandığıydı.

Seçimlere bir hafta kala dahi hiç kimsenin bir seçim beyannamesi hazırlayarak adaylığını açıklamadığı (bazı arkadaşlarımızın bireysel adaylığından yaklaşık altı aydan beri haberdardık.) bu yarışta ; seçim mahallinde dört listenin yarıştığını görmek üzücü ve düşündürücüydü.

İnsanlar kimin ne yapacağını bilmeden, birilerinin kazanması veya birilerinin kazanmaması üzerine seçim mahallerine ?arkadaş hatırına? geliyorlardı. Burada meslekleri için, sektörleri için bir şey olacağını düşünmüyorlardı esas üzücü olanı? Belki de haklıydılar ??? Bu zamana kadar ?umut? düşüncesi ile destekledikleri bir çok listeden umduklarını bulamamışlardı veya buldukları yetersizdi büyük bir ihtimalle?

Bu seçimlerde mesleki temsil ; sektörünün - mesleğinin bir yere gelmesi ve ilkeler üzerine değil de hatır ilişkisi, ticari ilişki, ana firma/bayii ilişkisi, franchising firması / franchisee (franchise alan) ilişkisi, hemşehrilik ilişkisi ve en kötüsü de cemaat ilişkisi üzerine gelişiyor. Bu seçimler ve bundan öncesi seçimlerde cemaat ilişkisi ve cemaatler arası rekabet kendini çok açık belli etti.

Tabii bu tür seçimlerde kırgınlıklarda olmuyor değil ? Bundan altı ay öncesi adaylığını koymasını istediğim, destekleyeceğimi belirttiğim, güvendiğim yakın arkadaşım ; ısrarla benim ve ortak arkadaşlarımızın ?aday olma? taleplerimizi ?red? etti. Son günde de çaresizlik içinde liste yapmaya çalışan ve halen meslek komitesi üyesi olan şirket sahibinin ısrarlarını kıramayarak aday oldu. Bu durumda da ben kendisini desteklemedim ve listede adını çizdim. Birkaç arkadaşıma da çizdirdim. Benim çok iyi bildiğim bir şey varsa arkadaşımın derdinin birçok bu mevkilere aday olanların aksine ?KOLTUK? olmadığıydı. Ancak bir problem vardı o da insanlarda inanmadığı olaylara ?HAYIR DİYEMEMENİN? faturaları olacağıydı. Şimdi belki de onun gözünde ben bir ?VEFASIZIM? ? Ancak bir gerçek var ki biz ilkelerimizin peşinden gitmezsek hayatın anlamının olmadığıdır. Ben seçimden bir gün önce beni arayan bu arkadaşımla yaptığım telefon konuşmamda ısrarla bu listede olmaması gerektiğini belirtirken seçimlerden çıkacak bu hezimeti gördüm ve kendisini uyardım. Kendisini o listeye koyan da başarızlığına ortak etti? Şimdi size soruyorum ; DOSTLUK NEDİR?VEFA NEDİR?KİM DOST,KİM DEĞİL ???? Bu tür olaylar kurşun yarası gibidir. Zaman olayları netleştirir çoğu zaman. Kimin haklı olduğunun da önemi yok aslında, sonucunda bir dostluk yara aldı. Olanlara üzgünüm ? Yaptığıma pişman değilim ama bu duruma üzgünüm. Seçimin sonuçları ortada ... Emfed Listesi : 200, Turyap Listesi : 94 ?

İfade edilenlere göre listeyi organize eden Turyap?ın sandığa 25-30 oy ancak getirebildiğiydi. İstanbul?da 150 ofisin üzerinde temsilcisi bulunan bir firmanın sandığa ancak 1 / 5 oranında temsilcisini getirebiliyorsa sorgulaması gereken kendisinin sektöre ne kattığı, bu insanların neden güvenini kazanamadığı ve beklentilere ne ölçüde cevap verdiğidir. Kolay olanı da sandığa gelmeyeni suçlamak ve hala şapkayı önüne alıp düşünememektir ?

Seçimlerde bizim sandığımıza yansıyan bir başka gelişmede Beylikdüzü?nde faaliyet gösteren bir firmanın 60-70 oyu sandığa taşıyarak gündeme oturmasıydı.

Sonuç olarak umut yaşamın gücüdür. Seçilen meslektaşlarımızı sandık başında destekleyelim-desteklemeyelim önemi yok. Şu anda bu insanlar hepimizin, mesleğimizin temsilcisidirler. Onlara güvenmek, yapıcı uyarılarda bulunmak hepimizin görevidir. Dönem sonunda da gösterdikleri performansa göre TAMAM MI ? DEVAM MI kararı verilmelidir. Şüphe yok ki Meslek Komitemiz tarafından yapılan her iyi hamle de sektörümüz kazanacak, her kötü hamlede de hepimiz kaybedeceğiz. 


Kategori: Ayda Bir (Köşe Yazısı) Okunma: 1509 Tarih: 24 Mayıs 2013 / Cuma Yazar: Ulvi Özcan


s